KıbrısManşet

Özersay: Önceki Sayıştay raporu ortada, hukuksuzluk da kamu zararı da net

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay Sayıştay’a çağrıda bulunarak, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-tek) konusundaki raporunu süreci hızlandırıp kamuoyu ile paylaşmaya davet etti

Özersay’dan Sayıştay’a “Raporu gecikmeden açıklayın” çağrısı

İhalesiz şekilde doğrudan alım yoluna gidilmesi filmini daha önce de gördüklerini vurgulayan Özersay “Bu yılın başında Sayıştay tarafından hazırlanan raporda TPIC’ten doğrudan alımın hukuka aykırı olduğu saptaması yapılmış olmasına rağmen gayrimeşru hükümetin halen daha aynı yöntemle alım yapacağını üstelik de bir başarı gibi sunuyor olması kabul edilebilir değildir, Sayıştay’ın çalışmasına da, hukukun üstünlüğüne de saygısızlıktır” ifadelerini kullandı.

Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar ve yazı görseli olabilir

Başsavcılık ve Polis ile istişare ederek önceki raporla ilgili süreci de Halkın Partisi olarak takip ettiklerine dikkat çeken HP lideri Özersay “Ortada bir kamu zararı var ve sorumluları tespit etmek bir azim iş değil, bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

Özersay ayrıca “Yaprak, dal ve budakla uğraşıp ormanı göremez olmak en büyük tehlikedir. Yaşadığımız sorunların kök nedeni gayrimeşru bir hükümetin varlığıdır. O nedenle kenar kenar yürümek değil meselenin kök nedeninin üzerine yürümek esas olmalı, hükümetin istifaya zorlanması için mücadele edilmelidir” vurgusu yaptı.

“Önceki Sayıştay raporu ortada, hukuksuzluk da kamu zararı da net”

Kıb-Tek’te yaşanan sorunlarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Özersay şunları kaydeti;

“Bu hükümette siyasetin bir ayağı rant paylaşımına ortaktır. Mart ve Haziran ayında yayınlanan iki raporla bu tespit edilmiştir. Bu raporların dışında yeni bir rapor daha hazırlandı ve görüşler alınıyor. Sayıştay son döneme ilişkin raporunu bir an önce açıklasın. Çünkü TPIC’ten ihalesiz doğrudan yakıt alımını daha önce yaşadık. Şimdi yine aynısını yapıyorlar. Önceki raporda açıkça bu durumun yasalara aykırı olduğu yazıyor. Sen de Başbakanlık olarak çıkıp yasadışı bu yöntemi uyguluyorsun.

Biz bu filmi daha önce gördük. Kısa süreli hafıza ile hareket ediyoruz. O zaman bu yakıt alındığında niteliğiyle ilgili sorun çıktı ve numune vermediler ve bunun üzerine TIR’larla yakıt getirdiler. Çıplak gözle bile yakıtın kirli olduğu ortadaydı. Dünya üzerindeki kaçak petrolün bize satılması ihtimali bile var. Yasalara göre yüzde 1 kükürtün üzerinde yakıt kullanmaman gerekirken daha ucuz yakıt almak için insanları zehirlemeyi göze alıyorsun. Bunları yapmalarının temel sebebi rant olması.

Sayıştay’ın raporunda bile bu var. Rapor şu anda Başsavcılıktan, tahkikat için polise gönderildi. Bizim yaptığımız hesaplamalara göre son dönemlerde kurum 200-250 milyon Türk Lirası civarında zarara uğratıldı” dedi.

“Son dönem yasa dışı alımlarla kamu zararı yaklaşık 250 milyon TL ve yaşananların faturasını vatandaş ödüyor”

Son Sayıştay raporunun kapsadığı dönemin ertesinde yaşanan hukuka aykırı alımlarla ortaya çıkan kamu zararının 250 milyon civarında olduğunu hesapladıklarını da vurgulayan Özersay “Yaşananların faturası vatandaşa çıkıyor, çünkü elektrik zamlanıyor. Bu kamu zararı kurumun daha fazla borçlanmasını daha fazla faiz ödemesini ve sonuçta da bu rakamların faturalara yansımasını beraberinde getiriyor, bu elektrik zammı vatandaşın cebinden çıkıyor. Öte yandan dolaylı olarak her şeye de zam geliyor. Dava açma üzerinde çalışıyoruz. Ama sistem vurdumduymaz olduğu için ne kadar da çaba etseniz yönetici konumda olanların umurunda değil. Çünkü bir taban desteğine ihtiyaç duymamış, kurultayla seçilerek gelmemiş. Temelindeki kök neden meşru olmayan bir hükümete sahip olmamızdır. Bunu çözmek için gayri meşru hükümetten kurtulmamız gerekiyor” dedi.

“Bu hükümeti istifaya zorlamaktan başka çıkış yolu yoktur”

Özersay açıklamasında şunları söyledi;

“Halkın iradesini yansıtmayan, gayri meşru bir hükümet var. Ama niyet kötü olmasa da bunu normalleştiren bir muhalefet var şu anda mecliste. Geçen süre zarfında yaşananlar ana muhalefet partisinin almış olduğu siyasi duruşun denenip test edildiği bir dönem oldu. Mecliste meşru olmadığını söylediğiniz hükümetle birlikte çalıştığınızda sonuçlarının ne olduğunu gördük. Külliye meselesinde, elektrik kurumu meselesinde, ülkede çıkan yangınlar meselesinde bunları gördük.

Sonradan telafisi olmayan zararların verileceğini gördük. “Memleketin faydası için beraber çalışıyoruz, katkı koyuyoruz ya da ortak akıl arıyoruz” gibi yaklaşımlarla maalesef daha da kötü bir noktaya geldik. Çünkü sayın Üstel ne dedi geçen gün: ‘Biz yasaları geçireceğiz muhalefet de konuşmaya devam edecek’

“Kenar kenar yürüyüp gitmek değil meselenin kök nedeninin üzerine yürümek esas olmalıdır”

İşte gerçek bütün çıplaklığıyla karşımızdadır. Siyasi duruş ve mücadele, bu hükümetle birlikte bir şey yapmaya çalışmaya değil, meşru olmayan bu hükümeti istifaya zorlamaya odaklanmalıydı ve en azından bu saatten sonra böyle olmalıdır. Siz meşru olmadığını bildiğiniz, ilan ettiğiniz bir gayrimeşru hükümete normal bir hükümet muamelesi yapar ve onu istifa ettirmeye ve ondan kurtulmaya enerji harcamazsanız pek çok icraatını eleştirerek ya da konuşarak olmuyor. Sorunun kök nedenine inmelisiniz.

Külliyeden elektrik kurumundaki rant paylaşımına ve atamalardaki çürümüşlüğe varıncaya kadar tüm bu sorunlarının kök nedeni gayrimeşru hükümettir. O nedenle yaprak, dal ve budakla değil ormanla büyük resmi görerek mücadele etmek gerekir, kenar kenar yürüyüp gitmek değil meselenin kök nedeninin üzerine yürümek esas olmalıdır”







Başa dön tuşu