Kıbrıs

Rakamlar ile gerçekler, beklenenler ve bizi bekleyenler





Kıbırs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz, aşı ve aşılanmanın önemine bir kez daha dikkat çekerek, sağlık politikalarını yönetenleri uyardı.

“Ülkemize grip ve zatürre aşısını getirmek için tüm yetkilerinizi kullanın, aksi halde toplum sağlığı ciddi tehlike altında olacaktır” diyen Öksüz, ülkedeki zatürre ve grip aşılarıyla ilgili de bilgilendirici açıklamalarda bulundu.

Kıbırs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz’ün açıklamaları şöyle:

Sağlık bakanlığımıza yaklaşık 3 gündür gerek elden evrak halinde , gerekse de yazılı ve görsel basından aşılar konusunda ciddi uyarılar yapıyor , atılması gereken adımları SOMUT olarak öneriyoruz.

Öncelikle Tabipler Birliği ve Eczacılar Birliği ortak basın açıklaması, akabinde ise Kıbırs Türk Eczacılar Birliği basın açıklaması,sonrasında eczacılarımız ve hekimlerimizin demeçleri ile aşı konusunu gündemde tutmaya devam ediyoruz.

Fakat şimdiden bilinsin ki, başta ne ECZACIMIZ, ne hekimlerimiz, ne de ecza depolarımız olası aşı gecikmesinin sebebi olmayacaktır. Olası gecikmenin sorumlusu adım atmayan sorumlu kişiler olacaktır.Bu da hepimiz için istenmeyen bir sonuç olacaktır!

Özellikle toplumlarda bebek ve çocuklar başta olmak üzere, bireylerin hekimlerin önerisi sonucunda aşılanması hastalıkların ortaya çıkmasını engeller ve bu hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin önüne geçer. Buna ise BAĞIŞIKLAMA denir.

Dünya Sağlık Örgütü ise bağışıklamanın aşı ile önlenebilir hastalıkların ve bu hastalıklara bağlı ölümlerin önlenmesinde en önemli ve en maliyet etkili toplum sağlığı müdahalesi olarak kabul etmektedir.

Öncelikle bilinmelidir ki ülkemize aşılar TC’den ve diğer ülkelerden ithal edilmektedir. Geçen sene başta grip aşıları olmak üzere bazı önemli aşıların üretiminin gecikmesinden ve diğer ülkelerin ihtiyaçlarının öncelik tanınmasından dolayı çok geç gelmiştir. 

Rakamlarnan verecek olursak;

2019 yılı içerisinde özel ecza depolarımız kanalıyla ülkemize gelen grip aşısı yaklaşık 19360 adetti.

Fakat bu aşıların yaklaşık 2500 adeti tarihi geçerek uygulanmamıştır.
Geriye kalanların büyük oranı hastalar tarafından reçeteli bir şekilde satın alınarak uygulandı.
Diğer bir kısmı ise eczacılarımızın soğuk zincir muhafaza dolaplarında muhafaza edilmekte ve bu ay sonu tarihleri bitmektedir.

Peki gelelim günümüzü ilgilendiren birkaç temel soruya ve cevaplarına…

Aşı ihtiyacının olmazsa olmaz olduğu ve özellikle H1N1 virüsü dediğimiz domuz gribi vakalarının başlangıcının tavan yaptığı geçen senenin kış aylarında bu aşılar neden tüketilmedi?

2019’da yurt dışından aşılar ülkemize tek bir seferde Eylül ayı öncesinde değil de Ekim –Aralık ayları arasında parti parti gelmişti. Bu nedenden dolayı aşıların ciddi bir kısmı sene sonu adamızda olabildi. Böylece hastalıklar olmadan koruyucu aşılar hekimler tarafından önceden vatandaşımıza yapılamamış, toplumun ciddi bir kısmı ilgili hastalıklara yakalanmış olduğundan  uzun zaman sonra biz sağlıkçılar en yoğun influenza virüsüne şahit olduk ve mücadele ettik.

Şu anda ülkemizde koruyucu aşıların durumu nedir?

Eczanelerimizde geçen seneden elimizde kalan ve ay sonu(8/20) tarihi bitecek olan grip aşıları çok sınırlı sayıda mevcuttur. Fakat zatürre aşısı şu anda piyasada ciddi bir eksiklik olup , henüz ne zaman tedarik edileceği konusunda net bir bilgimiz olmamaktadır.
(En yakın eczacınızdan konuyu muhakkak takip ediniz)

Türkiye’den ithal edilmesi planlanan aşılarda durum nedir?

Şu an da Türkiye Cumhuriyeti’ne girecek olan ithal aşılar yüksek oranla devletin yetkili kurumlarınca satın alınarak sosyal devlet anlayışı doğrultusunda bireylere bakanlık tarafından sunulacağı konuşulmakta. Ayrıca genel sağlık sigortası çerçevesinde hastalarca eczanelerden temin edilebileceği söylenmekte.

Eylül ayı içerisinde ise TC’ye 100.000adet zatürre aşısı gireceği ve aşıların öncelikli olarak TC vatandaşlarına sunulacağından ülkemize ne kadarı ithal edileceği tamamen soru işaretidir.

Öte yandan TC’de grip aşısını ithal eden sadece bir firma mevcut. İlgili firmanın geçen sene dahi yeterli sayıda aşıyı Türkiye’ye ithal edememiş olması başta Türkiye halkı olmak üzere eczacı ve hekim dostlarımızı çok zor bir duruma düşürmüşdür.

Bu sene ise enfeksiyonların arttığını göz önünde bulundurursak ve yakın geçmişe bakacak olursak bizleri çok ciddi bir sağlık riski beklediğini görmekteyiz.

Türkiye dışından ithal edilmesi planlanan aşılarda durum nedir?

Özellikle grip aşıları çok ciddi bir oranda TC’den gelmekte. Fakat özellikle ülkemize gelen zatürre aşıları TC dışından ülkelerden gelmektedir. Phizer ve  GlaxoSmithKline (GSK) gibi dünyanın önde gelen ilaç firmalarının ürettiği aşılar ülkemize gelen zatürre aşılarının başını çekmekte. Fakat dövizin bugün geldiği durumu göz önünde bulundurursak ve de Dünya Sağlık Örgütü tarafından halk sağlığı acili olarak ilan edilen COVID-19’un neredeyse tüm dünya ülkelerinde var olduğunu var sayıyorsak ülkemize gelecek olan aşıların fiyatlarında ciddi yükseliş olacak ve ülkemize girecek olan aşı rakamları kısıtlı olacağından tüm toplumun ihtiyacına karşılık veremeyecekti Bu da vatandaşın ilgili aşılara çok zor ve pahalı erişebileceğini göstermektedir.

COVID-19 Aşısı ne durumda?

Uzun bir zamandan sonra Dünya Sağlık Örgütü tarafından da desteklenen en somut açıklama hafta içi Rusya Sağlık Bakanlığı tarafından da onaylanan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı SPUTNIK-V COVID-19 aşısı haberi olmuştur.  

Rusya’nın Gamaleya Bilimsel Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü geliştirdikleri koronavirüs aşısının klinik denemelerinin sona erdiğini ve aşının tescili için evrak çalışmalarının tamamlanmasını beklediklerini açıkladı.

Öte yandan ilgili araştırma merkezi tarafından geliştirilen bir başka aşının klinik denemelerden geçtiğini de belirtti. Tüm bunlara ek, geliştirilen iki aşının önümüzdeki altı ile sekiz hafta içerisinde gönüllüler üzerinde klinik araştırmalara başlamak üzere izin taleplerinin Sağlık Bakanlığınca onaylanmasını beklediğini duyurdu.

Dünya sağlık örgütü ayni zamanda tüm dünyada COVID-19 aşısı için toplam resmi 26 klinik çalışmanın var olduğunu dile getirerek en ön aşamada olanın SPUTNIK-V aşısı olduğunu dile getirdi.

İşin özeti…

Ülkeler vatandaşlarını korumak adına tüm yetkili organlarını koruyucu sağlık önlemlerini almak için seferber etmiş durumda.

Aşı takip sistemini hayata geçiren ülkeler…
Koruyucu önlemleri vatandaşına sunan ülkeler…
Ülkesine ithal edilecek olan aşıları önceden bloke eden ülkeler…
Sağlık ve bilim yönünden dünyanın kaderini çizecek olan ülkeler…
Aşı politikasını kendine ödev bilmiş ülkeler…
Ve bilime daha çok önem veren birçok ülke önümüzde durmakta…

Bizler ise tüm bunları yapması gereken sağlık politikalarımızı yönetenlere sesleniyoruz;

Ülkemize grip ve zatürre aşısını getirmek için tüm yetkilerinizi kullanın, aksi halde toplum sağlığı ciddi tehlike altında olacaktır…”







Başa dön tuşu