KıbrısManşet

Tatar’dan öğretmenlere saygısızlık: Öğretmenler salonu terk etti







Öğretmenler Günü dolayısıyla dün Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi‘nde (AKM) düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Ersin Tatar‘ın, salonda bulunan öğretmenlere karşı sarf ettiği sözler üzerine, birçok öğretmen töreni terk etti

Elmalı: Saray, külliye ve cami yapıma değil, bilim üretecek okullara öncelik verilsin

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Ozan Elmalı, törende yaptığı konuşmayla eğitim sistemindeki eksikliklere dikkat çekerek, siyasetin eğitime karışmaması gerektiğini vurguladı.

Elmalı, “Eğitim aracı ile toplumun muhafazakar bir yapıya dönüştürülmemesi, eğitimin adalet, hakkaniyet temelinde, bilimsel laik çağdaşlık ilkelerinden sapmadan yapılması, saray, külliye ve cami yapımının değil, bilim üretecek okullara öncelik verilmesi ve siyasetin eğtğimden uzak durması için mücadele günümüzdür. Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğimizin bilinmesini isterim” sözleri ise Tatar’ı rahatsız etti.

Emalı’nın ‘laik’ eğitimi işaret etmesi ve saray-külliye değil okul yapılmalı’ vurgusu Tatar’ı rahatsız etti

Elmalı’nın konuşmasından rahatsızlık duyan Tatar, kürsüye çıktığı andan itibaren ise öğretmenlere karşı sarf ettiği sözler salonda gerginlik yarattı.

“İşi tartışma noktasına getirmek istemiyorum ama…” diye söze başlayan Tatar, meselenin başka yerlere çekildiğini savundu.

Tatar, “Siyaseti, siyasetçi yapar. Siyasi partilerimiz vardır ve buradaki demokrasi çoğu ülkede yoktur. Cumhurbaşkanı olarak, öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum fakat öğretmenlerin de daha fazla öğrencileri, eğitim sistemimiz ve KKTC’nin geleceği için kendilerinden beklenen hizmetleri vermesinde çok büyük fayda vardır. Siyasete çok fazla bulaşmasınlar. Evet, görüşler ifade edilebilir ama işi zorlayarak, gererek, farklı farklı hiç arzu edilmeyen KKTC’nin ulvi menfaatlerine uygun olmayan hareketlerde bulunmak büyük bir saygısızlıktır” ifadelerini kullandı.

Öğretmenler salonu terk etti

Tatar’ın sözleri üzerine salonda bulunan öğretmenler töreni terk etti.

Tatar da bunun üzerine; “İşte demokrasi anlayışı böyle. Benim konuşmamı bile dinleyemeden salonu terk edecek kadar hoşgörüsüzlük. Ama ben hoşgörülüyüm. Çünkü ben bunları çok dinliyorum. O cümleye karşın benim burada ifade etmem gereken cümleyi de hakkım olarak gördüm” diye konuştu.

“Bugün, laik, bilimsel, ilerici, eşitlikçi bir eğitim sistemi ve toplum yapısı için mücadele veren Atatürk’ü ve tüm eğitimcileri anlama günüdür”

Elmalı’nın konuşmasının tam metni ise şöyle;

“Bizler öğretmenler olarak sorgulayan, araştıran, hata yapmaktan korkmayan ve ders çıkarmasını bilen sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmeye çalışıyoruz.

Özveriyle çalışan ve bugün burada plaket alacak olan öğretmenlerimizi kutluyorum.

Bugün Mustafa Kemal Atatürk‘e ‘Baş Öğretmen’ ünvanının verildiği gündür. Bugün, laik, bilimsel, ilerici, eşitlikçi bir eğitim sistemi ve toplum yapısı için mücadele veren Atatürk’ü ve tüm eğitimcileri anlama günüdür.

Atatürk’ün, öğretmen statüsünü, saygınlık ve itibarını nasıl hassasiyetle ele aldığını ve bunu neden böyle yaptığını sorgulama günüdür.

“Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğimizin bilinmesini isterim”

Bugünkü siyasetin, ‘Öğretmenler devlete gelir getirmiyor’ söylemlerinin, öğretmenlerin yasal haklarının kamuoyunda tartışılmasına yol açmak ve oluşturulmaya çalışılan öğretmen algısının yanında, Atatürk’ün “Dünyanın her yerinde öğretmenler insan toplumunun en özverili ve saygı değer unsurlarıdır” diyen yaklaşımını, “Cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir” sözünü, hangi amaçla söylediğini yorumlamayı ve karşılaştırma yapmayı da sizlere bırakıyorum.

Öğretmenlerin tek yasa altında toplanarak eşitliğin sağlanması ve yasal haklarının verilmesi için, laik toplum ve laik eğitim yapısının korunması için, eğitim aracı ile toplumun muhafazakar bir yapıya dönüştürülmemesi için, bilimsel, laik, çağdaş değerleri esas alan eğitim anlayışını benimsemiş yeni okulların yapılması için, 45 kişilik sınıflarda devam eden eğitimin son bulması için, eğitimin adalet, hakkaniyet temelinde, bilimsel, laik, çağdaşlık ilkelerinden sapmadan, eğitimin merkeze alınarak gerçek anlamda çözüm üretebilme iradesinin gösterilebilmesi için, saray, külliye, cami yapımının değil, bilim üretecek okullara öncelik verilmesi için, siyasetin eğitimden uzak durması için mücadele günümüzdür. Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğimizin bilinmesini isterim”









Başa dön tuşu