Köşe Yazarlarımız

NE KADAR KOLAY DEĞİL Mİ?

NE KADAR KOLAY DEĞİL Mİ?

“İşine son verdim”… Söylemesi ne kadar kolay değil mi?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde uygulaması da bir o kadar kolay!..

Özel sektör çalışanıysanız geleceğiniz sadece iki dudak arasından çıkacak bu cümleye bağlı!..
Her akşam bu tedirginlikle yastığa başınızı koyuyor, her sabah “Acaba o gün bugün mü” endişesiyle güne başlıyorsunuz!..

Esengin Orkoz iyi arkadaşımdır!..
Belediye çalışanıyken riske girip özel sektöre atıldı!..
Sonrasında başına gelmeyen kalmadı!..

O işten başka işe derken son olarak bir güvenlik şirketinde kendine yer edindi!..
Çok güçlü bir hayat arkadaşına ve çok tatlı çocuklara sahip!..

Dün o cümle iki dudak arasından Esengin ve arkadaşları için çıktı!..
“İşinize son verdim”…
O kadar!..

Tam 80 kişi “Özel Güvenlik” adlı şirket tarafından işsiz ve aşsız bırakıldı!..

Peki, bu şirket kime ait olduğunu biliyor musunuz?
“Temiz”, “Şeffaf” ve “Adil” siyaset yapacağının sözünü veren Kudret Özersay’ın en yakın çalışma arkadaşlarının başında gelen Ali Çırakoğlu’nun!..

Aynı zamanda Cafe No 3’ün de sahibi!..

Daha dün “Biz çalışacağız halk kazanacak” diye paylaşım yapan Özersay’ın deyim yerindeyse sağ kolu, en büyük destekçisi!..

Sahi bu konuda Özersay’ın tek kelime ettiğini gören veya duyan oldu mu?
“Hayır” değil mi?

İşte size eski siyaseti bitirip yeni siyaset yapacağını iddia eden zihniyet!..
Yine Mağusa’da da benzer bir olay yaşandı!..

Dehay adlı güvenlik şirketi çalışanlarını tek bir cümleyle kapının önüne koydu!..
Emir Genç arkadaş da mağdurlardan birisi!..

Dün istisnasız herkes bu drama şahitlik etti!..
Esengin, “Ne yapayım, banka mı soyayım” diyor!..

Neden?
Lüks bir villa alabilmek için mi?
Yoksa son model bir abaya binebilmek için mi?

-Hayır!..
Evine ekmek götürebilmek için bu soruyu mevcut düzene ve onun bekçilerine yöneltiyor!..

Diğer yandan da kendisiyle aynı kaderi paylaşan arkadaşlarının sesini duyuruyor!..
Aslında “Kader” demek de işin kolayına kaçmak!..

Bu yaşanılanlar kader değil, tam anlamıyla sömürü ve köle düzenidir!..
İnsanların ekmeğiyle bu kadar kolay oynayabilmeniz için mevcut düzenin size bu gücü vermesi lazım!..

Evet, bu düzen emekçiyi değil sermayeyi koruyor ve kolluyor!..

Mesela “Tüm kaynakları paylaşalım” diyen Ticaret Odası bu insanların mağduriyetini de paylaşmaya hazır mı?
Tek cümle ile bu insanları kapının önüne koyan şirkete yaptırım uygulanması için elini taşın altına koyacak mı?

Emekçilerin maaşlarına göz diken iş insanına verdikleri desteğin dörtte birini bu insanlara verecekler mi?

-Hayır!..
Umurlarında bile olmayacak!..

Çünkü kendileri bizzat o cümlenin çıktığı dudakların sahibi!..
Tam da bu nedenle özel de sendikalaşmaya karşı çıkıyorlar!..

Hadi hodri meydan!..
“Paylaşalım” diyorsunuz ya!..
“Ortak hareket edelim” çağrısında bulunuyorsunuz ya!..

Gelin ilk adım olarak Ticaret Odası özel sektörde sendikalaşmanın önünü açsın!..
Samimiyetini göstersin!..

Çok basit!..
Tüm yükümlülüklerini yerine getiren bir iş insanının sendikalaşmaktan korkması için tek bir neden yoktur!..

Sermaye ilk adımı atsın, geri kalan iki adım bizden!..

Başa dön tuşu