Köşe Yazarlarımız

BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ





31 yıl önceydi…
Yıl 1990!..

Alayköy’de, Ulusal Birlik Partisi’nin afişleri ve panoları hasar görmüş, babam da bunu yapan kişi olarak ihbar edilmişti!..

Dün, bugünkü eyleme gidemeyeceğimi paylaşınca, bunu gören ve o dönem Alayköy’de görev yapan Mustafa Dinarlı Abim bana bu olayı hatırlattı!..
O günü dünmüş gibi hatırlıyorum!..

Babam, 1990 yılında gelen ihbar üzerine tutuklanmış, tam 31 yıl önce DMP’nin Lefkoşa’da düzenleyeceği eyleme katılmayacağı için kendi kendine isyan ediyordu!..

Ancak öyle bir olay gelişti ki, o gün babam mitinge katılamasa, en azından o havayı solumayı başarmıştı!..
Nasıl mı?

O mitinge gitmek için Güzelyurt’tan gelen büyük bir konvoy Alayköy’ün içerisinden, tam da polis karakolunun yanından geçmiş, boru seslerini duyan babam da Mustafa Dinarlı’ya “Çavuşum, izin ver konvoyu göreyim” diye ricada bulunmuştu!..

Dinarlı, o gün babamı kırmayarak karakolun camına çıkarmış ve konvoyu görmesini sağlamıştı!..

Mustafa Abi, bana yolladığı mesajda aynen şöyle yazdı;

-“O gün babanın o üzüntüsünü hiç unutmadım”

Bu mesajı okurken bir taraftan gözlerim yaşardı, diğer taraftan ise böyle mücadeleci bir babanın oğlu olduğum için gururlandım!..

İşte bizimkisi böyle bir aşk hikayesi!..
Memleket aşkı…
Kıbrıs sevdası…

Babam ve annem hayatını bu toplumun özgürlüğüne, ülkelerinin ise birleşmesine adadı…

Ben de aynı yolu yürüyorum, ailemden, çocuklarımdan ve kimi zaman sağlığımdan ödün vererek!..
İşte benim, oğluma ve kızıma en büyük mirasım bu aşk hikayesi olacak!..









Başa dön tuşu