Köşe Yazarlarımız

MAYIN TARLASINDA AYRELLİ…!!!





KKTC denilen “Muz Cumhuriyeti” resmi olarak yarı açık bir askeri cezaevidir… İşgal ordusunun size gösterdiği alanlarda “Havalandırmaya” çıkabilirsiniz, ancak yine de size bir bombaya rastlayıp ölmeme konusunda garanti vermez…

Bu yarı açık askeri cezaevinde sizi yönlendiren tabelalar vardır;

“Dikkat, askeri yasak bölge”

“Dikkat askeri araç çıkabilir”

“Dikkat, atış var, yol kapalı”

“Dikkat, bu yolda öncelik askeri araçlardadır”

“Dikkat, durmak, fotoğraf çekmek yasaktır”

“Dikkat, yavaş sür”

“Dikkat tüy, dikkat kıl”

Ancak itiraf etmem gerekir ki bu yarı açık askeri cezaevi AB uyum yasalarını da harfiyen yerine getiriyor,  adamlar bu konuda hassas, tebrik etmek lazım… Tüm tabelaları Türkçe haricinde İngilizce, Rumca, Almanca ve Fransızca dillerinde de uyguluyor…

DİKKAT YASAK

ATTENTION FORBIDDEN

ΠΡΟΣΟΧΗ ΑΠΑΓΟΡΕΥΜΕΝΟΣ

AHCTUNG VERBOTEN

ATTENTION INTERDIT

Sağa dön, askeri bölge, sola dön, askeri bölge, dağlara bak, askeri bölge, denize bak, askeri bölge…

“Egemen Devletçik” yol yapacak, “Yasak, askeri bölge, yandan dolaşın”…

Belediye trafiği rahatlatacak, “Yasak, askeri bölge, sekiz tur atın”…

Surlar içinde yayalaştırma yapılacak, “Yasak, asker devriye yapacak, Land Rover geçmesi lazım, hamama gidin”…

Askeri kantin

Askeri plaj

Askeri atış alanı

Askeri konvoy

Ordu evi          

Ordu pazarı

Torpili olup askeri plaja girene de;

“Dikkat, Komutan” tabelası…

Nerde…???

Galifte, şemsiyede, şezlongda, duşta…

Tuvalet…??? Kesinlikle…

Yahu denizin bir bölümünü de ayırın, komutanın ayağına taş, yosun, fica mı değecek…???

Hazırlayın şöyle Maldiv adaları gibi nuru pak bir bölümcük, değil ama…??? Çok ayıp…

Peki yangınlar…???

Bir araştırın bakalım büyük Girne dağları yangını da dahil, bu ülkede kaç tane orman ve arazi yangını nasıl çıkmış… Bir çoğu atış alanlarından seken mühimmattan, bir çoğu da askerin kullandığı çöplüklerden…

Peki ya cephanelikler, atış alanları…???

İşte orada yıllardır bitmeyen bir dram yaşanıyor…

Çok fazla eskiye gitmeye gerek yok, son üç yıla bakalım…

  • 16 Mayıs 2018, Alevkayası ‘ndaki askeri bölgede yangın çıkıyor, üç ayrı yerde bombalar patlıyor, yangın akşama doğru kontrol altına alınıyor, ölü, yaralı var mı bilmiyoruz, YASAK…
  • 6 Ağustos 2018, Hamitköy atış alanı yakınlarında Lefkoşa çevre yolu inşaatında çalışan işçiler asfalt çalışması yaparken bomba patlıyor, beş işçi yaralanıyor, birinin eli kopuyor…
  • 14 Aralık 2018, Mevlevi atış alanında bomba patlıyor, Makhir İsmailov isimli 13 yaşındaki çocuğun bedeni paramparça oluyor…
  • 29 Haziran 2019, Mevlevi atış alanına yakın Yuvacık köyünde patlamamış 81mm’lik havan topu bulunuyor, yine korku ve panik yaşanıyor, evler boşaltılıyor, havan bombası ekipler tarafından imha ediliyor…
  • 12 Eylül 2019, Girne Çatalköy bölgesinde, Acapulco otel yanında yangın çıkıyor, bölgede bulunan cephanelik havaya uçuyor, müthiş bir korku ve kaos yaşanıyor, ölü ve yaralı var mı bilmiyoruz, YASAK…
  • 2 Haziran 2021, 62 yaşındaki Mehmet Semagezdi Beyköy atış alanında bulduğu patlamamış havan bombasını evine getiriyor, bomba evde patlıyor, Semagezdi ağır yaralanıyor…

200 yerde cephanelik, 500 yerde atış alanı… Lokmacı’da cephanelik, Kaymaklı’da cephanelik, Domuzcular burnunda cephanelik, Dereboyu’nda cephanelik, Dikmen’de cephanelik, Boğaz piknik alanında cephanelik, Acapulco’da cephanelik, Rum’da cephanelik, İngiliz üslerinde cephanelik, bütün ada barut fıçısı, biz de üzerinde oturuyoruz…

Biz yarı açık askeri cezaevinde bulunan mayın tarlalarındaki Ayrelli’leriz, yumurtayla iyi gideriz…







Başa dön tuşu