Köşe Yazarlarımız

ADALILAR ÖLMEZ!





Kim demiş ölmez diye?
Ölüler!..

Hem de sokak ortasında “Uzi” marka bir silahtan kurşunlarla katledililer!..
“Susmadık” ve/veya “Susmayacağız” diyoruz!..

Gerçekten de öyle mi?
Susmadık mı?

Evet, Kutlu Adalı öldü ama eserleri yaşıyor!..
Ve fakat, biz sustuk!..
Onu ve eserlerini yaşatan “biz” değiliz!..

Eğer susmadaydık, eğer isyan etseydik bugün minnet eden bir toplum olmazdık!..
Sustuk!..

-İrademiz elimizden alınırken!..
Sustuk!..
-Kendi yurdumuzda azınlığa düşerken…
Sustuk!..

-Üretimden kopartılırken…
Sustuk!..

-Kızımız işe alınırken…
Sustuk!..

-Oğlumuza arsa verilirken!..
Evet, biz hep sustuk bu ganimet düzeni işimize geldiğince!..

Ve hala susuyoruz, bireysel taleplerimiz yerine getirildikçe!..

-Maaşlar ödendikçe…
-HP verildikçe…
-Kazanımlar elde ettikçe!..

Hiç ses çıkarmadık bu düzene yeterince!..
Ne zaman o noktaya gelsek hep bir frenle karşılaştık!..

“Bu kadar yeter” denilerek gazımızın alınmasına razı olduk!..
Her defasında yenildik!..

Kara Temmuz diyorum ben bu aya!..
En çok yenilgimizi bu Kara Temmuz’a sığdırdık!..

Acımızı da!..
Kan ve gözyaşından başka bir şey vermedi bize bu ay!..

Her Temmuz geldiğinde yüreğim kararır, Limasol’daki yangın gibi içimi yakarır!..
Kara Temmuz bu ay!..

Geçmişiyle ve bugünüyle!..













Başa dön tuşu